TADI ACI BİR MEYVENİN MENŞEİ

Acı yemekleri çok seven biri misiniz? Hazırladığınız yemeklere acı bir aroma eklemeyi sever misiniz? Yemek yediğinde ağzında bir yanma duygusu olmadan yemek yemenin zevkine varamayan bir insan grubuna mı aitsiniz?

Eğer bu sorulara “ evet “ şeklinde bir cevap veriyorsanız, sanırım siz aşağı yukarı 6000 yıl önce Güney Amerika’da evcilleştirilmiş olan çuşka biberinin bir tiryakisisiniz. İster evde hazırlanan bir çorba, ister sosyetik bir restoranda servisi yapılan lezzetli bir fileto ya da kendiniz adına bir değişim olsun diye hazırlamayı isteyebileceğiniz Aztek tarzında bir sıcak çikolata olsun, bu muhteşem meyve sayısız çeşitte yiyecek ve içeceği “ hararet “ lendirmek için kullanılıyor.

Biyolojik bir cins olarak çuşka biberleri capsicum olarak adlandırılırlar. Bu kelimenin kökeni bilinmemekle birlikte, kutu anlamına gelen Latince capsa kelimesinden gelmiş olabilir. Bu olası bir durum, çünkü dolmalık biber şekil olarak bir kutuya benzer ve sayısız tohumu içerisinde barındırır. Düzinelerce sayıda capsicum nevi olmasına karşılık, bunlardan sadece beşi evcilleştirilmiştir. En çok bilinen ve tüketilen capsicum nevi olan Capsicum Annuum ilk defa erken dönem Mezo-Amerikası’nda yetiştirilmiştir.

Türkçe’deki biber kelimesi, Yunanca pipéri kelimesinden gelmekte olup, bu Yunanca kelimenin kökeni ise Sanskritçe pippalidir. Pippali kelimesi Sanskritçe’de darüfülfül anlamına gelmekte olup, bu bitki halk arasında Tiflis biberi veya uzun biber olarak bilinmektedir.

Darüfülfül Güneydoğu Asya’da ortaya çıkmış olan bir bitkidir ve sıklıkla karabiberle karıştırılır. Her iki bitki de Güneydoğu Asya’da ortaya çıkmıştır, fakat darüfülfülün tadı daha hararetlidir, ayrıca içerisinde örtülü bir şirinlik de vardır. Eser miktarda zencefil, tarçın ve muskat gibi baharatların tadını da barındırır. Şu anda sizin de tahmin etmiş olabileceğiniz üzere, bir yanda çuşka biberi, diğer yanda darüfülfül ( uzun biber ) ve karabiber, hem ortaya çıktıkları coğrafyayı, hem de genetik yapılarının teşkilini dikkate aldığımızda, tamamen farklı bitkilerdir. Bu bitkileri ortak olan biber adının şemsiyesi altında bir araya getiren şey, onların yakıcı tatlarıdır.

Darüfülfül
Kara Biber

Kuşlar, çuşka biberinin başlangıçtaki habitatlarından Meksika ve Güney ABD bölgesine yayılmasında büyük bir rol oynamış olabilirler. İnsanların aksine kuşlar, bibere yakıcı tadını veren kapsaisin maddesini algılayabilen sinirlere sahip değildirler. Meyvenin etli kısmı ve tohumlarını yiyip tohumları dışkı yoluyla dışarı atarlar. Bu da çuşka biberi tohumlarının yayılımını çok önemli ölçüde kolaylaştırır.

Bu muhteşem meyvenin tarihinde çok daha fazlası kesinlikle var ve biz bu yazıda bu tarihe kısa bir bakış yapmış olduk. Bana kalırsa, çuşkalar her zaman benim menülerimde yer alan bir meyve olacaklar.

Lexically Historical Buff sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin